Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Döviz Kurları
DOLAR Alış 1.5033 YTL
Satış 1.5106 YTL
 
EURO Alış 1.9179 YTL
Satış 1.9272 YTL
ÖZEL SEKTÖRÜN FİNANS SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNE YASAL KATKI
2007 yılının ikinci yarısından itibaren Asya ve Afrika ülkelerinde etkisini gösteren, gittikçe tüm dünya ülkelerine yayılan, 2008 yılının son çeyreğinden itibaren de ülkemizde etkisini iyice hissettiren global krizin asıl nedeni tüm dünyada finansal kurumlara güvenin sarsılmasıdır. Yatırım şirketlerinin daha çok sanal değerleri fiyatlandırması ile şişen portföylere güvenin sarsılması domino taşı etkisi ile tüm finans kurumlarını sarsmıştır. Bu sarsıntıdan tüm sektörler payına düşeni almış, reel sektörler çok ciddi likidite sıkıntısı içine girmişlerdir.
Gelinen noktada tüm dünya ülkelerinde çözüm arayışlarında asıl çaba finansal sistemde güven unsurunu yeniden tesis etmeye yöneliktir. Bu amaçla likidite ihtiyaçlarının sağlanması, sermaye desteğinin verilmesi, mevduat güvencesi limiti veya kapsamının artırılmasına yönelik yasal düzenlemelere gidilmiştir.
Ülkemizde de 13 Kasım 2008 tarihinde TBMM de kabul edilerek 22 Kasım 2008 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmak suretiyle yürürlüğe giren 5811 Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkındaki Kanunun amacı gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan menkul kıymetlerin Türkiye\'ye getirilmesini teşvik, taşınmazların kayda alınması suretiyle milli ekonomiye kazandırılmasını; sahip olunan söz konusu kıymetlerin banka ve aracı kurumlara ya da vergi dairelerine bildirilmek ve cüzi oranda vergi ödenmek suretiyle kayda alınmasını ve yapılan beyanlardan hareketle inceleme ve soruşturma yapılmamasını öngörmektedir.
Gelirler ve kurumlar vergisi mükelleflerinin yurt içinde sahip oldukları ancak 1.10.2008 tarihi itibarıyla kanuni defter ve kayıtlarında işletmenin özkaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarını, bu kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar Türk Lirası cinsinden Vergi Dairelerine beyan edilmesi halinde bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin beyan ettikleri değerleri pasifte açacakları özel fon hesabında tutacakları ve altı ay içinde işletmelerine sermaye olarak koymaları söz konusu yasayla teşvik edilmektedir.
Yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların 02.03.2009 mesai saati bitimine kadar rayiç bedelle banka veya aracı kuruma beyan edilmesi, bildirim veya beyanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye\'ye getirilmesi veya Türkiye\'deki banka veya aracı kurumda açılacak bir hesaba transfer edilmesi halinde beyan edilen değerleri üzerinden %2, Türkiye\'de bulunan kıymetlerin beyan edilen değerleri üzerinden ise %5 oranında vergi ödenmesi ve diğer düzenlemelere uyulması halinde bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı hükmü yasada yer almaktadır.
Banka ve aracı kurumlara bildirilen varlıklara ilişkin olarak banka ve aracı kurumlar hesapladıkları % 2 veya % 5 vergiyi bildirimi izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edecek ve aynı sürede ödemeyi yapacaklardır.
Bu kanun uygulamasında beyan edilecek varlıkların “kanaat verici bir belgeyle” ispat edilmesi gerekmektedir(5811 sayılı K.m.3). Kanun uygulamasında “kanaat verici belge”, devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve sicilleri; banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri mali kurumlar ile posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluşların kayıt ve belgelerini, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda sayılan belgeler ve muadili belgeler ile bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları, yoksa ilgili ülkenin Türk menfaatini koruyan aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgeler” olarak tanımlanmıştır.
Kanunun geçici 1 inci maddesinde ise Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların;
-Kanuni ve iş merkezi Türkiye\'de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,
-Kanuni ve iş merkezi Türkiye\'de bulunmayan kurumlardan ilde ettikleri iştirak kazançları,
- Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları 30.04.2009 tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.5.2009 tarihine kadar Türkiye\'ye transfer edilmesi kaydı ile gelir veya kurumlar vergisinden müstesna tutulacağı,
- Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye\'de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançları, 31.10.2009 tarihine kadar Türkiye\'ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesna tutulacağı belirtilmektedir.
5811 Sayılı Kanun özel sektörün finans ihtiyacının sağlanması amacıyla yurtdışından ülkeye varlık girişini teşvik etmektedir. Diğer taraftan kanunun geçici 2.maddesinde 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 63/f.3 hükmünde sigortaya tabi olacak tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının kapsamını ve tutarını belirlemeye ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kuruluna verilen yetkilerin bu kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıl süreyle doğrudan Bakanlar Kurulunca kullanılacağı belirtilmektedir. Bakanlar Kurulu, bu süre içerisinde tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım fonunun yanı sıra, sigortaya tabi olacak diğer mevduatın ve katılım fonlarının kapsamını ve/veya tutarını ve sigorta kapsamı dışında tutulacak mevduat ve katılım fonlarının niteliğini belirlemeye de yetkilidir. Bankacılık Kanunu 63/f.3 hükmündeki TMSF Kuruluna verilen yetkilerin Bakanlar Kuruluna verilmesindeki neden hükümetin pratik hareket etmesini sağlamak ve ekonomik gelişmeler karşısında zamanında karar alarak müdahale edebilmektir.
5811 sayılı yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülürken hararetli tartışmalar yapılmıştır. Meclis Tutanaklarında görüşmelerin iki yüz sayfadan fazla yer aldığı görülmesine rağmen muhalefet ve iktidar millet vekillerinin kabul oylarıyla oy çokluğuyla yasalaşmıştır. Yasaya en büyük eleştiri ekonomik krizden önce planlandığı, kriz bahane edilerek alelacele çıkarıldığı, bu yasanın kara paranın aklanması için çıkarılmış bir af yasası olduğu noktalarında yapılmıştır.
Diğer taraftan yurt dışından getirilecek varlıklardan %2, Türkiye\'deki varlıklardan %5 vergi alınmasının Anayasanın 73. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğu da ayrı bir eleştiri konusu olmuştur. Başka bir eleştiri konusu da beyan edilen varlıkların Türkiye\'ye getirilmesinden sonra ne kadar süre ile kalacağı, beyan edilmesine rağmen Türkiye\'ye getirilmemesi halinde ne olacağı konularında yasada düzenleme olmamasıdır.
Altı maddeden ibaret bu yasanın pek çok eksikleri bulunmaktadır. İdare de bunu gördüğünden iki ayrı uygulama tebliği ile bu eksiklikleri gidermeye çalışmıştır.
26.02.2009
Bu haber 972 okundu.
Yazdır Yorum Yaz
YORUM EKLE
Lütfen yorum eklemek için bilgileri eksiksizce doldurunuz.
Adınız
Lütfen adınızı yazın.Lütfen adınızı yazınız.
Email
Lütfen email adresinizi yazınızGeçersiz email adresi.
Yorum
Lütfen yorumunuzu yazınız.
Yorumunuz çok kısa.
Karakter Kaldı
Son Eklenen Yorumlar

ahsaponline camidonanimlari camifuari dekoronline hali.com.tr halidergisi halionline halidekorasyon konutonline mobilyaonline parkeciyiz parkedergisi parkeonline projedergisi projefuari turkzemin yapionline zeminonline zeminfuari eurasiafloor eurasiaproject floor.com.tr interiorsfair worldfloor worldmosque
2008 © Marka Grup